Moda Haber Detayı
500 yillik oldugu tahmin edilen tarihî çinarin altindan giriyorsunuz köye. Önceden bir Rum köyüymüs simdilerde 230 kisinin yasadigi köy trekking parkurlari için de en gözde mekanlardan. Köylerin yüzleri yollarinda gizlidir. Onlar anlatir geçmis günleri, simdiyi, hayalleri, beklentileri, agirdir yükü yollarin… Çogu zaman tanirsiniz onlari, bazen de hiç ummadiginiz bir sekilde sasirtirlar bizi… ![]() Birbirini izleyen koylar, daglar oyularak açilmis, bir tarafi uçurum, genis ama zemini kötü yollar ve vadinin bitiminde bir kesif yolculugu Uçmakdere… Eger bir gün yolunuz anlatmaya çalistigim yerlerden birine düserse Uçmakdere bunlarin en basinda gelmeli. Korsanlarin saldirisindan korunmak için denizden görünmeyen bir vadinin içinde kurulmus. Daglar oyularak yollar açilmis, yollardan kivrila büküle ilerledikten sonra, vadinin bitiminde 500 yillik oldugu tahmin edilen muazzam çinarla karsilasiyorum. Önümde perde perde açilan 800 yillik köye dogru ilerlerken buraya daha önce neden gelmedigime hayiflaniyorum... Bir köyü en iyi kahvesinden ögrenebilirsiniz. Kahveye girdigimde beni muhtar Recep amca karsiliyor. Eski bir ögretmen olan Recep amcanin ismarladigi çaylarin ardindan basliyoruz koyu bir sohbete. ‘Insan burada havayla suyla yasar’ diyor. Eskiden buralar tamamen Rum köyüymüs, sonradan bosaltilmis. 230 kisinin yasadigi köyde nüfusun azligindan yakiniyor. Köyde askerligini bitiren genç burada kalirsa evlenemezmis. Genç nüfusun neredeyse hiç olmadigini fark ediyorum… Yas ortalamasi oldukça yüksek. Köyü gezmeye devam ediyorum, evler, bütün bölgeden farkli bir mimari özellige sahip. Genellikle iki katli olan yapilarin ilk kati tastan, ikinci kati ise ahsaptan yapilmis. Köy genellikle trekking parkurlari için gözde bir mekan. Daglarda ihlamur agaci ve bolca kekik mevcut. Ayrica narenciye hariç her türlü meyve yetisiyor. Köyde aricilik da çok yaygin. O kadar sessiz bir köy ki belki emekliliginizi bile burada geçirmek isteyebilirsiniz. Uçmakdere, Marmara Denizi’ni o kadar yüksek ve o kadar güzel bir açidan görüyor ki; durun ve bir dünyaya bakin! Yasamak hep böyle olsa diyorum... Bir cografyayi, bir mekani anlamli kilan orada kurulan insani iliskiler. Kisacik bir zaman diliminde dahi Uçmakdere’de üzerine hikaye yazilacak kadar derin iliskiler kurabiliyorsunuz. Yillar sonra belki de buraya dair hatirimda kalacak en güzel sey insanlari olacak. Seyahat kisisel ve özel bir kösesidir hayatin, önünüzde yollar bitmedikçe ya da önünüzde yollar uzandigi sürece hosça kal demek zordur, hayatin kendisine. Hayattaki güzel seylerin görülmek için var oldugunu ve hep çevremizde durdugunu hatirlayabiliyorsaniz bir baska yolculuk ve bir baska hikayede bulusmak üzere... Nasil giderim? Diyorsaniz Istanbul’dan özel araçla çikanlar; Trakya otoyolunu tercih ederseniz Kinali sapagindan Tekirdag yoluna yönelerek sehir çikisindaki isiklardan sola, sahile dogru sapin, Barbaros ve Kumbagi’ni geçince asfalt yol bitiyor ve toprak yol basliyor. Yeniköy’e, sonrasinda da denize sifir sahilden Uçmakdere’ye ulasiyorsunuz. Nerede kalacagiz? Uçmakdere’de yazin motel ve kamp imkani var. Fakat kisa dogru Sarköy ve Kumbag gibi merkezlerde kalabilirsiniz. Ne yeriz? Meyve sebze konusunda çok zengin bir köy. Marmara’da mevsime göre bütün baliklar çikiyor. Restoran ve lokanta türü yerler yok. Zaten ihtiyaç da yok, o kadar misafirperver insanlar ki hiç aç kalmiyorsunuz.
|
Üye Girişi
Marka Haberleri
En Çok Okunanlar
Gözden Kaçanlar
Anket
| spor ayakkabida tercih ettiginiz marka |
| Adidas | |
| Puma | |
| Nike | |
| Diadora | |
| Kinetix | |
| Jump | |
| Kappa | |
| Lescon | |
| Reebok | |
| Umbro |

