Moda Haber Detayı
300 dereceye dayanıklı incecik kıyafetler ise şaşırtıcı... Eylül ayı sadece sonbaharın başlangıcını ifade etmiyor. Tasarım çevresinde yeni oluşumların, yeni trendlerin sergilendiği oldukça hareketli geçen bir ay olarak biliniyor. 2010 yılında kültür ve sanat başkenti olma yolunda emin adımlarla ilerleyen İstanbul, şimdiden ilgi çekici sanatsal faaliyetlere ev sahipliği yapıyor. Öncelikle İstanbul’un en eski tasarımlarından biri olan, şimdilerde Balat’ta bulunan eski Galata Köprüsü üzerinde üçüncüsü gerçekleştirilen İstanbul Tasarım Haftası’ndan (IDW) bahsetmek gerek. Tasarımcılar, genç yetenekler, üretici firmalar ve tasarım tutkunlarını bir araya getiren etkinlik, ortaya çıkarılan özgün değerlerin paylaşılabilmesine imkân tanıdı. Ülkemizde de dünyada olduğu gibi tasarım değerinin fark edilmesi ile yükselişe geçen tasarım olgusu, IDW (İstanbul Desing Week) ile birlikte pek çok soruna çözümler aradı. Tasarımın sadece tüketim ya da artistik olarak algılanmasının ne derece eksik olduğunu gözler önüne seren etkinlikte; teknolojik gelişmelerle birleştirilerek kullanılabilir, satılabilir ürünlere dönüştürülebileceği takdirde gerçek tasarımlara imza atıldığı gözler önüne serildi. Tasarımla birlikte kalitenin de arttığının fark edildiği ürünlerde, markalaşmanın da daha etkin, kolay ve kalıcı olduğu bir kez daha vurgulandı. Pek çok tasarım disiplininden profesyonel ya da amatör kişileri, firmaları bir araya getiren organizasyonda, geleceğin tekstil ürünlerinin özellikleri incelendi. İlerleyen teknoloji ve hayat şartlarının değişimine ayak uyduran tekstil tasarımı, sadece kesimlerde değil, kumaş ve malzeme dokusunda da hayal gücünün sınır tanımadığını kanıtlayan yenilikleri tanıttı ziyaretçilere. Sergideki yeni nesil dokumalar daha iyi bir hayat, konfor, koruma ve güvenlikten çok daha fazlasını içeriyor. Geleceğin giysileri Büyük beğeni toplayan üçüncü bin yılın tekstil örnekleri arasında ise ısı denetleyicili, konuşan, anti-bakteriyel, duygusal, mantar karşıtı, stres giderici, enerji verici ve daha birçok tasarımlar dikkat çekti. Adı üzerinde gelecekte tekstil sektörüne yön verecek buluşların, trendlerin ve bu ürünlerin endüstride ve günlük hayattaki uygulamalarının anlatıldığı sergide 300 dereceye dayanıklı incecik kıyafetler, şekerpancarından üretilmiş çoraplar ve daha neler vardı neler... Ekonomik gerçekliğe dayalı olan bu oluşum, sürekli yenilenme ve araştırma halinde olması ile tasarımın önemini vurguluyordu. Sadece görsel anlamda algılanan tasarımın, geleceğin önemli disiplinlerinin başında geldiğini kanıtlayan paneller, sergiler, workshoplar ile bilgiler paylaşılarak yeni oluşumlara imkân tanındı. Dokunmuş bazalt, parıltılı danteller, konuşan giysiler, geleneksel olarak yetenekle desteklenen tekstil endüstrisi, çoğu zaman bu olağandışı dokumaların gelişiminde de temel oluşturuyor. Yurtdışındaki tasarım etkinliklerine gitme imkanı ya da fırsatı bulamayan tasarım sevdalısı kişiler için hâlâ devam eden diğer bir etkinlik de Garanti Galeri (GG)’nin ev sahipliği yaptığı ‘Hackers and Haute Couture Heretics: Moda Atölyeleri’ başlıklı sergi. Moda atölyeleri, farklı yorumlarla nelere dönüştürülebileceğini araştırıyor. 11 Ekim’e kadar devam edecek olan moda atölyelerinde, sergiye katılan sanatçı ve tasarımcılar, altı hafta süre ile gerçekleştirilecek çalışmalarda moda sistemindeki yeni uygulama şekillerini arayacak, sistemi dönüştürmenin yollarını bulmak için onu parçalayarak detaylı inceleyecek. Atölye çalışmalarının amacı, modayı yok etmek, tüketmek değil, var olanı parçalara ayırıp yeniden üretmek, yeni yorumlar katmak ve rutinlerin yeni biçimlerde işlemesini sağlamak. Ziyaretçilerin, giriş bileti olarak getirecekleri bir çanta dolusu istenmeyen ve kullanılmayan giysileri atölye çalışmaları sonrasında yeni yeteneklerini keşfetmelerine imkân sağlıyor. Son derece keyifli ve eğlenceli çalışma sonrasında profesyonel tasarımcılar ziyaretçilere eskilerini ve gözden çıkardıkları giysilerini yeniden yorumlamalarını öğretiyor. Dikiş, nakış, boncuk, bakım, onarım, tamir, örgü gibi açılımlar ile eski giysilerin nasıl yenilendiğini öğrenecek olan katılımcılara hiç dikiş bilgisi olmasa bile, kendi tasarımlarını yapabilme fırsatı sunuluyor. Modada bilinmeyen kalmayacak Atölye çalışmaları boyunca kimi kez moda kültürü ve tasarımının teknoloji ve alternatif işlemler aracılığı ile kavram, üretim, belgeleme ve pazarlama açılarından nasıl değerlendirileceğini, birleştirilebileceğini veya geliştirilebileceğini sorgularken kimi kez de kaçak giysi satışlarını, taklitleri, imitasyon üretimleri sorgulayacak. Hacking-Couture isimli projede katılımcılar, modanın kodunu veya modanın şeceresini analiz edebilecek… Chanel, Raplh Lauren ve Yvess Saint Laurent tarzındaki giysilerin yeniden trendleştirilmesi ve şekillendirilmesi de atölye çalışmalarından sadece bir bölümü… Modanın ve tasarımın merak edilen sorularına uygulamalı cevap arayan sergi, seri ve toptan üretim konularına da profesyoneller aracılığı ile çözüm sunuyor. Eski tişörtlerin nasıl yeni biçimlere dönüştürülebildiğini öğretecek olan ‘yeniden yapma metodu’ ile çok basit çözümler sayesinde harika işler çıkarılabileceği kanıtlanacak. 28-29 Eylül tarihlerinde ise erkek kıyafeti olarak bilinen gömlek, kravat gibi giysilerin bayanlar tarafından kullanımının da nasıl moda ve trend olabileceği anlatılacak. Diğer bir etkinlik ise ‘İstanbul Düğme Borsası’ adlı proje. Telif hakkı, kimlik ve hiyerarşi gibi modanın daha ciddi konuları ele alınacak. Altı hafta boyunca bir dizi atölye çalışması ve etkinliğin de gerçekleştirileceği sergide amaç, katılımcı sanatçı ve tasarımcıların İstanbul’da bulundukları süre boyunca atölye çalışmalarına katılanlarla yöntemlerini paylaşıp birlikte geliştirmeleri. Her sanatçı, modaya kendi bakış açısı ile değişik yönlerden yaklaşıp, onun nasıl temelden dönüştürülebileceğini birlikte bulacak. Böylece modanın etrafında herkesin kendi yöntemi ile tasarladığı özgün ürünlerini çok seslilikle ortaya koyabilecek. Modanın, tasarımın tek tip değil farklı bakış açılarının ortaya konulduğu ürünlerden meydana geldiği bir kez daha anlatılıyor. Tüm bu etkinlikler şimdiye kadar sadece tüketim ya da yüzeysel etki önyargısı ile bilinen tasarımın aslında yeterince tanınmadığının da kanıtıdır. Gelecek senelerde bir zamanların favori meslekleri olan tıp ve mühendislik branşlarına eklenecek olan tasarım üst başlığı ülkemizde yapılan IDW ya da Hackers and Haute Couture Heretics: Moda Atölyeleri ile birlikte gelişiyor. Bu kaliteli organizasyonlar, tasarımın etrafımızdaki her objeyi kapsadığını fark etmeyi ve bu konularda dünyanın öteki ucundaki profesyonellere ulaşmayı da mümkün kılıyor. Özgün tasarımın artık bir gereklilik haline geldiği, marka ve moda oluşturmanın tasarım olmadan bir şey ifade etmeyeceği, tasarımın sanatsal-artistik bir kavram olmanın ötesinde ülkemiz için önemli ekonomik meselelerden biri olduğu, her türlü ürün ve hizmet markasının temel farklılaşma yönteminin tasarım olacağı, ortada olan bir sonuç. REYHAN YAZICI (TASARIMCI)
|
Üye Girişi
Marka Haberleri
En Çok Okunanlar
Gözden Kaçanlar
Anket
| spor ayakkabıda tercih ettiğiniz marka |
| Adidas | |
| Puma | |
| Nike | |
| Diadora | |
| Kinetix | |
| Jump | |
| Kappa | |
| Lescon | |
| Reebok | |
| Umbro |
