Moda Haber Detayı
1900'lü yıllardan önce, beyaz ten güzelliğin ve seçkinliğin göstergesiydi. O zamanlar esmer ten, güneş altında çalışmak zorunda olanlar veya Afrika'dan gelen hizmetkârlara özeldi. Ancak yirminci yüzyılda, Batı'da cilt rengine olan bakış açısı değişti. Günümüzde bronzlaşan cilt; güzellik, çekicilik ve dirilik göstergesi olarak algılamakta, tatil için imkânı ve zamanı olanların bir imtiyazı olarak değerlendirmekte... Ancak güneşlenmek veya solaryum kabinlerinde bronzlaşma keyfi, madolyanun sadece bir yüzü. Güneşin yararı olduğu kadar zararları da bulunmakta. Vazgeçilmez ısı ve ışık kaynağımız olan güneş; mikroplarla savaşır, bağılıklık sistemimizi güçlendirir, D vitamini sentezini sağlar, kan dolaşımını artırır. İnsanlara yaşama sevinci ve mutluluk verir. Üstelik güneşli bölgelerin insanları her zaman daha neşeli ve canlıdır. Güneş; canlıların günlük yaşantılarını başından sonuna kadar etkileyen, değişik dalga boyundaki ışınlardan oluşur. Dalga boyuna göre 400nm altındaki ışınlar ultraviyole ışınlarıdır (UV). Cildimiz vücudumuzda güneş ile direkt temasta bulunan organımızdır. Güneşten aldığı enerjiyi toplayan bir kolektör, güneşin zararlı etkilerinden alttaki dokuları koruyan bir koruyucudur. Ancak direkt olarak kendisi zarar görür. UV ışınları; deri yaşlanmasının, kırışıkların, lekelerin ve deri kanseri oluşumunun birinci nedenidir. Bu nedenle düzenli olarak güneş koruyucu kullanımı, cildimizin sağlığı için çok önemlidir. Güneşlendikten sonra cildimizde oluşan (bronzlaşma gibi), istenen ve istenmeyen değişikliklerin tümü cilt sağlığının alarm zilleridir. Cildin güneşe karşı geliştirdiği bir savunmadır. Güneşle temas eden cilt, pembeleşir ve kızarır; zamanla çillenme, açık veya koyu benekli lekelenmeler, kalınlaşma, kırışıklıklar, kuruluk ve kanser oluşur. Bu nedenle güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmaktan başka seçeneğimiz yok. Güneşin cilde etkileri; cildin fototipine (cilt rengine, kalınlığına, saç ve göz rengine, güneş ışınlarına karşı direncine ve bronzlaşma yoğunluğuna bağlı), dışarıda geçirilen zamana, ozon tabakasına, bulutlara, coğrafi bölgelere, mevsimlere, deniz seviyesinden yüksekliğe bağlı olarak değişir. Tüm bu koşullara rağmen yine de güneşlenmek ve bronzlaşmak istiyorsanız, bazı ayrıntılara dikkat etmeniz gerekiyor. Güneş ışınları saat 10:00 - 14:00 arasında dik açılı ve etkilidir. Bu ışınlar bulutlar tarafından emilir; ancak açık renk ve hassas cildiniz varsa, bulutlu havalarda bile güneşten korunmalısınız. Ayrıca deniz ve havuz gibi ortamlarda güneş ışınları sudan yansır; ayrıca UV ışınları suyun 50 cm derinliklerine kadar ulaşır. En önemlisi cilt tipinize uygun doğru bir koruyucu kullanmaktır. Bu ürünler düzenli, uygun, yeterli miktarda kullanılmaları halinde, güneşten korunmada altın standarttır. SPF; ürünün cildi güneşin zararlı etkilerinden koruyabilme yeteneğine sahiptir. Güneşe ilk çıktığınızda en yüksek koruma faktörlü ürünü kullanmaya özen gösterin, bronzlaştıkça bu sayıyı azaltabiliriz. Yalnız ten renginiz ne kadar bronz olursa olsun en az SPF 15 olan koruyucu kullanın. Sizin için uygun olan güneş koruyucu kremlerini seçerken bileşimlerinde fiziksel koruyucular içermesine özen gösterin. Bu ürünler daha uzun süreli ve emniyetli koruma sağlayacaktır. Makyaj yapıyorsanız sıra ile önce nemlendirici, daha sonra koruyucu ve üzerine fondöteninizi uygulayın Her iki özelliğide bir arada taşıyan nemlendirici ve fondötenler her zaman daha pratiktir. Güneş koruyucu kullanmanın yaş sınırı yoktur. Bebek, yaşlı, genç, herkes güneşin zararlı ışınlarından etkilenir. Bebeklere altı sekiz aylıktan itibaren koruyucu uygulanmalıdır. 16 yaşın altındaki çocukların derisi ince ve hassas olduğundan uzun süre dışarıda oynamaları ciltlerine zarar verebilir ve kanser riski artırabilir. Çünkü yaşam boyu aldığımız güneş miktarının yüzde 80'nini yaşamımızın ilk 18 yılında alırız. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde oluşan akut, ciddi güneş yanıklarının yaşamınızın ileri dönemlerinde oluşacak cilt kanserleri için önemli bir risk faktörü oluşturduğunu unutmamak gerekir. Güneş kremlerini günlük kullanmak gerekmektedir. Ürünün emilebilmesi ve film örtü oluşturabilmesi için dışarı çıkmadan en az 15 - 20 dakika önce, kuru deriye uygulayın. Her iki saatte bir tekrarlayın. Yazın güneşlenirken, deri tipinize bağlı olmaksızın ürünü baştan ayak parmaklarınıza kadar olan alana kullanın. Ayrıca koruyucu ürünü, her iki saatte bir, silinme / kurulanma, yüzme ve aşırı terlemeden sonra yineleyin. Hiçbir güneşten koruyucu ürün, UV ışınlarını tamamen bloke edemez. Birlikte diğer koruyucu yöntemleri de kullanmaya çalışın. Makyaj yaparken SPF'li ürünleri tercih edin Güneş ışınları cildinize zarar verirken aynı zamanda da kurutur. Cildinizin hiçbir sorunu olmasa bile, var olan dengesini korumak ve ultraviyolenin neden olacağı hasarı önlemek için güneş sonrası cildinizi nemlendirmeye özen gösterin. Günde en az iki defa, su tutan kozmetik nemlendiricileri kullanın. Ayrıca sabahları kullandığınız gündüz nemlendiricilerinin güneşten koruyucu filtre içermesine dikkat edin. Eğer SPF içermiyorsa, o gün güneşlenmeseniz bile nemlendiricinizin üzerine mutlaka güneşten koruyucu ürün kullanın. Yaz aylarında ise cildinizin nemini destelemek için bol bol su için. Cildinizi korumak için nemlendirici kullanmanın yanı sıra antioksidanlara hayatınızda yer vermeye çalışın. Çünkü deriniz, güneş ışınları ve diğer olumsuz çevresel saldırılara karşı doğal antioksidan savunma mekanizmasına sahiptir. Vitaminler (A, C, E, B), beta-karoten, selenyum, alfa lipoik asit, koenzim Q10, metanin, yeşil çay, üzüm çekirdeği, soya filizi bu maddelerden bazılarıdır. En yüksek antioksidan seviyeleri beslenmeyle ilintili olup, en çok sebze ve meyvelerden alınır. Derinin doğal savunma mekanizmalarına destek olarak; vitamin ve mineral içeren diyet desteği ürünler kullanın.
|
Üye Girişi
Marka Haberleri
En Çok Okunanlar
Gözden Kaçanlar
Anket
| spor ayakkabıda tercih ettiğiniz marka |
| Adidas | |
| Puma | |
| Nike | |
| Diadora | |
| Kinetix | |
| Jump | |
| Kappa | |
| Lescon | |
| Reebok | |
| Umbro |
