Lüks oto müşterisi de mahalle baskısıyla karşılaşıyor

modaxa, 03 Ağustos 2009 tarihinde yazdı.

Sabah Gazetesi otomotiv editörü Ufuk Sandık’ın bu haftaki köşe yazısı.

Yapılan araştırmalar Türkiye’de 22 bin süper zengin ailenin yaşadığını gösteriyor. Servetleri 100 milyar doları aşan bu aileler, anladığım kadarıyla yeni zenginlerden farklı olarak zenginliklerini otomobillerle ifade etmekten hoşlanmıyorlar. Yollarda otomobilleriyle hava atmayı sevmiyorlar. Çünkü, bugün Türkiye’de yaklaşık 15-20 bin adet lüks otomobil satılıyor. Fiyatları 400-500 bin eurodan fazla süper lüks otomobil satın alanların sayısı ise 250′yi geçmiyor.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en pahalı otomobili Bentley Arnage (582 bin euro) modelinin satışını gerçekleştiren Audi, Bentley ve Lamborghini markalarının genel müdürü Gino Bottaro da aynı görüşte. Otomobilin zenginler için yaşam stilini yansıtan, bir keyif aracı olduğunu söylüyor. Bu tarz zenginlerin, otomobili kartvizit olarak görmediklerini altını çizen Bottaro, “Yeter ki hoşlandıkları bir araç olsun, kriz bile olsa satın alırlar” şeklinde konuşuyor.

Bir süper lüks otomobilin rakibinin bir başka otomobil markası olmadığını öne süren Bottaro, “Eğer bu tarz zenginler otomobil satın almamışsa, muhakkak ya yat almıştır, ya da kat. Bu yüzden süper lüks otomobillerin satışlarındaki artış veya düşüş çok fazla bir şey ifade etmiyor” yorumunu yapıyor.

Zenginlerin sayısına bakılıp bir değerlendirme yapılırsa, Türkiye’de süper lüks otomobil satışlarının olması gerekenden daha düşük olduğunu söylemek mümkün. Ama, satışların düşük olmasının tek bir nedeni yok. Ekonomik krizde on binlerce kişi işini kaybederken, göze batmamak için milyonlarca euro verip yeni bir otomobil almaktan çekiniyorlar. Otomobilde de bir çeşit mahalle baskısı var.

Sürücüyü ikaz etmeyen yolcunun suçu yok mu?

Trafik kazaları Türkiye’nin bir gerçeği oldu. Her gün onlarca kişi kazalarda ya can veriyor ya da sakat kalıyor. Kazalarda birinci suçlu trafik kurallarına uymayan sürücüler. Tabii bozuk yollar, hatalı trafik levhaları ve bakımsız araçlar da kazalara neden oluyor. Ancak, trafik kurallarına uymayan sürücüleri ikaz etmeyen yolcuların hiç hatası yok mu? Geçen hafta korkunç bir trafik kazası gerçekleşti. Arıza yapan otobüsün yolcularını almak için gelen bir başka otobüs emniyet şeridinin dışına taşacak şekilde park etti. Eşyalarını bagaja yerleştirmeye çalışan yolculara hızla giden bir TIR çarptı. Şu ana kadar 6 kişi öldü. 5 ağır yaralı var. TV haberlerinde yolculardan biri “Yolun ortasına park etmeseydi, şimdi yaşıyor olacaklardı” şeklinde sürücüyü suçluyor. Haklı, ama yolun ortasına park eden sürücüyü ve yola çıkan yolcuları uyarmayanların hiç kabahati yok mu?

Anahtar Kelimeler: , , , ,


Yorum yapın